Kayıtlar

son eklenen paylaşım

Mart

Bende en güzel aydır İlk anlarında başlar heyecanı Hayatın her senesinde Böyle olmuştur Mart dendiğinde Doğumun habercisi Cemrelerin düşüşleri Doğanın uyanışı Gözlerimi açışım Mart ömrüdür insanın Her yeni rüzgarda İstanları bayram eden Aylardır gizlenmiş kuş seslerini Kulaklara reklam eden Otuz kere şahit oldu şair Her devresinde aşkla Neşeyle kovaladı beşer altışa Bu mübarek ayın gelişini Sahiplendi kucaklayarak Dertlerinden azade olmuş Kedilerin figanı gibi Kutlu dönüşü ayın ve dünyanın Bir şeylerin etrafında her defa Ancak bu kadar güzel olabilirdi Kazmalarınızı küreklerinizi elinize alın Şimdi kapıya çıkma vaktidir Bakın şu dünyanın güzelliğine Görün geldi işte martın vaktidir

Tıkanmış kulaklıklar

Sesler içinde uyuyakaldım Hoş böylesi daha iyi Hem yeninin hem eskinin Birbirine karışmış curcunası içinde Tüm tatlı sorunların özeti gibi Güler yüzle ciddiyetin kavgasında Taraf tutmadım bugün işte Ve bir garaj odasında Sessizliği dinledim En sevdiğim hobimi eşlikçi kılıp Yine gerçeklerden kaçtım

büyümek

Duygular erimiş  Yaş kemale ermiş  Süreya haklı  En güzel şiirler  Gençken yazılanlar imiş   Kayıp giden bir yol  Kahkaha ve eğlence  El sallarken sessizce  Gözünde büyür ol  Çocukluğunun gizlice   Sonu geldi rahatın  Sorumludur yeni adın  Gör artık hakikatın  Yükünü taşır ol

Dalga

İnsan oğlunun varoluş çabası iki dalga arasında sahilde iz bırakmaya benzer ancak unutmamak gerekir ki  sahilde yürüyen insan zamanın nasıl geçtiğini ve ne kadar mesafe kat ettiğini fark etmez  hiçbir şey yapamadığını düşünse bile en azından çakıl zıplatır denizde dalgın yürürken bakmazsan dikkatli daha büyük dalgalar uzaktan belli eder gelişini ama sen sürekli kıyıya çarpanla oyalanırsan ıslanırsın göremeyip geleni sırılsıklam oldun diye suçlama denizi denizin soluğudur kıyıya vuran dalgalar kumun altındakiler de ihtiyaç duyar soluğa iki dalga arası açarak gözenekleri ey insanoğlu soluğun taze diye gururlanma kum tepesindeki korunaklı oluşun dalgalar geçip gidene kadardır ya da ansızın ayağın kayana kadar kancalanmış bir yunusun karaya vurması gibi şahitler üzülür yollarına devam edene kadar denizde isen ilham olur senden önce yürüyen kuşların, eklem bacaklıların ve evcil hayvanların sahile bıraktığı izleri insanların izleri ise asla yapmam dediğin milyarlarca kez denenmiş te...

Razı

Ben razıydım seninle Alışkın olduğum hayatı yaşamaya Ve paylaşmaya sana çocuksu gelen hayallerimi Şimdi keşfettikçe kendimi Antik atalarımın yaptığı gibi Halen düşlerimin bir yerinde senli günler Ve değişmiş senaryolar Bilmem kaç yüz seferinci tekrar bu Dönünce bulacağın bir ben yok artık Seninle olan savaşım bitti çoktan Yeni yeni sokaklar aşındırdım Sensiz mühürleyip Belki tekrar görmeyeceğim meskenlerde Gözlerimle gördüm En zorda açan çiçekleri

Kiraz çiçekleri

Kiraz çiçekleri Bini aşmışken Aramızdaki kilometreler Gerçekmiş o masallardaki kaleler Ve önünde akmakta nehirler Korumak için kendini İnsanoğlu anlatır Hikayesini duyan Var mı düşünmeden Şimdi oradaki  Yalnızlık bahçelerinde Kiraz çiçekleri diyorum Ne de güzel açmıştır Bu vakitlerde

Yeniden kopuş

Denk gelirsin bir gün batımına Veda için bindiğin trende Avdet ederken terk-i diyar ettiğin şehre Ve canlanır tüm vazgeçişlerin gözün önünde Dönüş yalnız mülke değildir Dönüş sıladır, sonudur hasretin sevgiliye Kavuşmaktır maziye tam da bıraktığın yerde Bıraktığın anılarla birlikte coştukça coşar geceleri Bir nefesle göz dipleri yeniden nemlenir Kurumuş sanılan dere yatakları şenlenir Mutlak kapandı sanılan baraj kapakları açılınca Diline vurur şairin gönlünü yaktıkça Başkaca bilmez vuslatını aşkının tuzakta Ulaşılmaz olmuş tanrı gibi ve yedi iklim uzakta Yaşanası hatıralar fışkırır zihinde geçmişin Uydurulmuş aşkların yuvası olan o pis zihin Acıların da kaynağı ve menbaı zalim sevgililerin

Bana e-posta gönderebilirsiniz

Ad

E-posta *

Mesaj *